Kids

eso1206tr — Bilim Bülteni

En Büyük Kütleli Gökadaların Vahşi Erken Yaşamları

Dramatik yıldız oluşumunun karadelikler tarafından sona erdirilmesi

25 Ocak 2012

APEX teleskobunu kullanarak, bir astronomlar ekibi şimdiye kadarki erken Evren’deki en güçlü yıldız oluşum patlamaları ile bugüne kadar ki bulunan en kütleli galaksiler arasındaki bağı buldular. Galaksiler, erken Evren’deki dramatik yıldız patlamalarıyla çiçek açan, onları günümüzdeki yaşlanan galaksiler olarak kütleli fakat pasif bırakan, yıldızların doğumunun ani bir şekilde kesildiğini gördüler. Astronomlar yıldız patlamalarının ani sonunun muhtemel suçlusuna da sahipler : süper kütleli kara deliklerin ortaya çıkması.

Astronomlar parlak uzak galaksilerin kümelere ya da gruplar halinde beraberce gözlemlenmelerinin nedenini öğrenmek için ESO’nun işlettiği 12-metrelik Atacama Yol bulucu Deneyi (APEX) teleskobu [1] üzerinde yer alan LABOCA kamerasından gözlemleri, ESO’ya ait Çok Büyük Teleskop, NASA’ya ait Spitzer Uzay Teleskobu ve diğerlerinden elde edilenler ile birleştirdiler

Galaksiler birbirine daha yakın kümelendikçe, karanlık madde – galaksinin kütlesinin büyük bir kısmını oluşturan görünmeyen madde – halesi daha da kütleleşir. Yeni sonuçlar bu tip galaksiler için şu ana kadar yapılmış olan en doğru kümeleme ölçümleridir.

Galaksiler o kadar uzaktırlar ki ışıklarının bize ulaşması yaklaşık olarak on milyar yıl almaktadır, bu yüzden biz onların on milyar yıl önceki hallerini görüyoruz [2]. Bu erken Evren’in anlık karelerinde, galaksiler yıldız patlaması olarak adlandırılan bilinen en yoğun tipte yıldız oluşumu aktivitesini geçirmektedirler.

Galaksiler etrafındaki karanlık madde halelerinin kütleleri ölçülürek, ve bu halelerin zaman içerisinde nasıl büyüdüklerini incelemek için bilgisayar simulasyonlarını kullanarak, astronomlar erken kozmostan olan bu uzak yıldız patlaması galaksilerinin neticede dev eliptik galaksiler – bugünkü Evren’deki en kütleli galaksiler – olduklarını buldular.

“Bu erken Evren’deki en enerjik yıldız patlaması galaksiler ile günümüzdeki en kütleli galaksiler arasında bu açık bağı gösterebilmemizin ilk seferidir.," diye açıklıyor Ryan Hickox (Dartmouth Koleji, USA ve Durham Üniversitesi, UK), takımın baş bilim adamı.

Daha da ötesi, yeni gözlemler işaret etmektedir ki uzak galaksilerdeki parlak yıldız patlamaları kabaca 100 milyon ışık yılı – kozmolojik terimlerde  uzaklıkta yer almaktadırlar,  ama bu kısa zamanda galaksideki yıldızların sayısını ikiye katlayabiliyorlar. Bu hızlı büyümenin ani sonu astronomların henüz tam olarak anlayamadğı galaksiler hikayesinde bir başka bölümdür.

“Kütleli eliptik galaksilerin yıldız üretmeyi uzun bir zaman önce aniden bıraktığını ve şimdi passif durumda oldukalarını biliyoruz. Ve bilim insanları bir galaksinin tamamıyla yıldızpatlamasını kapatacak kadar kuvvetli neyin olabileceğini merak edioyrlar,” diyor Julie Wardlow (Irvine, USA’daki Kalifornia Üniversitesi, ve Durham Üviversitesi, UK), bir takım üyesi.

Takımın sonuçları kabul edilebilir bir açıklama sağlıyor: kozmos tarihinin bir bölümünde, yıldız patlaması galaksileri kuasarlara çok benzer bir şekilde kümelenmişlerdir ki bu onların aynı karanlık madde halesi içinde bulundukları gösteriyor. Kuasarlar Evren’deki en enerjik nesneler – merkezlerindeki süper kütleli kara delik ler tarafınan güçlendirilmiş yoğun radyason yayan galaktik fenerler – arasındadırlar.

Yoğun yıldız patlamasının aynı zamanda kara delik içine çok büyük miktarlarda maddeyi bırakarak kuasarı güçlendirdiğini öneren bir oluşum delili vardır. Kuasarlar devamında galaksinin geriye kalan gazını – yeni yıldızlar için ham madde -  dışarıya doğru püskürttüğüne inanılan güçlü yıldız patlaması enerjisini yayar ve bu etkili bir şekilde yıldız oluşumu sürecini kapatır.

Kısacası, galaksilerin yoğun yıldız oluşumunun ihtişamlı günlerinin aynı zamanda merkezlerinde yer almakta olan ve hızlı bir şekilde dışarıya üfleyen ve yıldız oluşturma bulutlarını yok eden devasa kara delikleri besleyerek kıyametine neden olmaktadır,” diye açıklıyor David Alexander (Durham Üniversitesi, UK), onların bir üyesi.

Notlar

[1] 12 metre çaplı APEX teleskobu Şili And’ları yamaçlarındaki Chajnantor platosunda yer almaktadır. APEX ALMA, Atacama Büyük Milimetre/milimetrealtı Dizisi, için ESO ve onun uluslararası ortaklarıyla, Chajnantor platosunda yer alan yenilikçi bir teleskobu inşa etmekte ve yönetmektedir. APEX kendisi ALMA projesi için yapılmış tek bir prototip anten temellidir. İki teleskop birbirini tamamlayıcıdır: örneğin, APEX geniş gökyüzü alanları boyunca pek çok hedefi bulabilirken ALMA detaylıca inceleyebilir. APEX Max Planc Radyo Astronomi Enstitüsü (MPIfR), Onsala Uzay Gözlemevi (OSO) ve ESO birlikteliğidir..

[2] Bu uzak galaksiler milimetrealtı galaksileri olarak bilinmektedir. İçinde yoğun yıldız oluşumunun meydana geldiği uzak Evren’deki çok parlak galaksilerdir. Bu aşırı uzaklıktan dolayı yıldız ışığı tarafından ısıtılan toz parçacıklarından gelen kızılötesi ışığı daha uzun dalgha boylarında kırmızıya kayar ve tozlu galaksiler bu sebepten ışığın milimetre altı dalga boylarında daha iyi gözllemlenirler.

Daha fazla bilgi

Bu araştırma Monthly Notices of the Royal Astronomical Society adlı derginin 26 Ocak 2012 tarihli sayısında yayınlanmak üzere bir makale şeklinde sunulmuştur.

Araştırma ekibinde Ryan C. Hickox (Dartmouth Üniversitesi, Hanover, ABD; Fizik Bölümü, Durham Üniversitesi, DU); STFC Doktora sonrası Araştırmacı, İngiltere, J. L. Wardlow (Fizik ve Astronomi Bölümü, California Üniversitesi, Irvine, ABD; Fizik Bölümü, DU, İngiltere), Ian Smail (Bilgisayarlı Kozmoloji Enstitüsü, DU, İngiltere), A. D. Myers (Fizik ve Astronomi Bölümü, Wyoming Üniversitesi, ABD), D. M. Alexander (Fizik Bölümü, DU, İngiltere), A. M. Swinbank (Bilgisayarlı Kozmoloji Enstitüsü, DU, İngiltere), A. L. R. Danielson (Bilgisayarlı Kozmoloji Enstitüsü, DU, İngiltere), J. P. Stott (Fizik Bölümü, DU, İngiltere), S. C. Chapman (Gökbilim Enstitüsü, Cambridge, İngiltere), K. E. K. Coppin (Fizik Bölümü, McGill Üniversitesi, Kanada), J. S. Dunlop (Gökbilim Enstitüsü, Edinburgh Üniversitesi, İngiltere), E. Gawiser (Fizik ve Astronomi Bölümü, New Jersey Eyalet Üniversitesi, ABD), D. Lutz (Max Planck Yerötesi Fiziği Enstitüsü, Almanya), P. van der Werf (Leiden Gözlemevi, Leiden Üniversitesi, Hollanda), A. Weiß (Max Planck Radyo Gökbilim Enstitüsü, Almanya).

2012 yılı Avrupa Güney Gözlemevi'nin (ESO) kuruluşunun 50. yılını temsil etmektedir. Avrupa Güney Gözlemevi ESO, Avrupa'daki en önemli hükümetler-arası gökbilim kuruluşudur ve dünyanın en üretken gökbilim gözlemevidir. 15 ülke tarafından desteklenmektedir: Avusturya, Belçika, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Finlandiya, Almanya, İtalya, Hollanda, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere. Tasarıma, inşaya ve önemli bilimsel keşiflere olanak sağlayan güçlü yer tabanlı gözlem faaliyetlerine odaklanan iddialı bir program yürütmektedir. ESO ayrıca gökbilim araştırmalarında teşvik edici ve düzenleyici bir dayanışma konusunda öncü bir rol oynamaktadır. ESO Şili'nin Atacama Çölü bölgesinde benzeri olmayan üç adet birinci sınıf gözlem yerleşkesi işletmektedir: La Silla, Paranal ve Chajnantor. ESO Paranal'da dünyanın en gelişmiş optik gökbilim gözlemevi olan Çok Büyük Teleskop'u (Very Large Telescope), ve iki tarama teleskopu işletmektedir. Kırmızı ötesi gözlem teleskopu VISTA dünyanın en büyük tarama teleskopudur ve VLT tarama teleskopu (VST) ise sadece görünür ışıkta gökyüzünü taramak için tasarlanan dünyanın en büyük teleskopudur. ESO varolan en büyük gökbilim projesi ve devrimsel gökbilim teleskopu ALMA'nın Avrupalı ortağıdır. ESO şu anda "gökyüzünü izleyen dünyanın en büyük gözü" olacak 40-metre sınıfında Avrupa Aşırı Büyük optik/yakın kırmızı ötesi Teleskopu, E-ELT'yi inşa etmeyi planlıyor.

ALMA projesi Şili Cumhuriyeti ile işbirliğinde bir Avrupa, Kuzey Amerika ve Doğu Asya ortaklığıdır. ALMA Avrupa'da ESO tarafından, Kuzey Amerika'da ABD Ulusal Bilim Vakfı (NSF) ve Kanada Ulusal Araştırma Vakfı (NRC) ile Tayvan Ulusal Bilim Konseyi (NSC) işbirliği tarafından, Doğu Asya'da Tayvan'daki Sinica Akademisi (AS) işbirliği ile Japonya Ulusal Doğa Bilimleri Enstitüsü tarafından desteklenmektedir. ALMA'nın yapımı ve işletilmesi Avrupa kısmında ESO tarafından, Kuzey Amerika kısmında Üniversiteler Birliği Kuruluşu (AUI) tarafından yönetilen Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi (NRAO) tarafından, Doğu Asya kısmında Japonya Ulusal Gökbilim Gözlemevi (NAOJ) tarafından yürütülmektedir. Birleşik ALMA Gözlemevi (JAO), birleştirilmiş liderliği ve ALMA'nın oluşturulması, idaresi ve işletilmesinin yönetimini sağlamaktadır.

Bağlantılar

İletişim

Fırat Koçak
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü - ESON Türkiye Ekibi
İzmir, Türkiye
E-posta: firatkocak@iyte.edu.tr

Ryan Hickox
Dartmouth College
Hanover, New Hampshire, USA
Tel: +1 603 646 2962
E-posta: ryan.c.hickox@dartmouth.edu

Douglas Pierce-Price
ESO ALMA/APEX Public Information Officer
Garching, Germany
Tel: +49 89 3200 6759
E-posta: dpiercep@eso.org

Bu bir ESO Basın Bülteni çevirisidir eso1206.
Bookmark and Share

Bülten Hakkında

Bülten No.:eso1206tr
Adı:Galaxies
Tür:• Early Universe : Cosmology : Morphology : Deep Field
Facility:Atacama Pathfinder Experiment, Spitzer Space Telescope, Very Large Telescope
Science data:2012MNRAS.421..284H

Görüntüler

Distant star-forming galaxies in the early Universe
Distant star-forming galaxies in the early Universe
sadece İngilizce
The position of the Extended Chandra Deep Field South in the constellation of Fornax
The position of the Extended Chandra Deep Field South in the constellation of Fornax
sadece İngilizce

Videolar

Distant star-forming galaxies in the early Universe (zoom)
Distant star-forming galaxies in the early Universe (zoom)
sadece İngilizce
Distant star-forming galaxies in the early Universe (pan)
Distant star-forming galaxies in the early Universe (pan)
sadece İngilizce

Ayrıca görüntüleyin...